Her ne zaman ki, bir ülkede etnisite, mezhep, din, dil farklılıklarından kaynaklanan bir sorun olsa çözüm olarak hep İspanya örneği gösterilir. Peki İspanya'da durum gerçekten bu kadar tozpembe mi?
İspanyanın pek çok farklı etnik kökenin bir arada yaşadığı bir ülke olduğu hepimizce bilinen bir gerçek. Kuzeydoğusunda Katalanlar ve Basklar, kuzeybatısında Galiçyalılar, güneyinde Endülüs araplarının yaşadığı bir ülke İspanya. Ayrıca ufak bir kasaba büyüklüğünde olmasına rağmen ülke olarak bağımsızlığına kavuşmuş bir Andorra, ve özerklik sorunları halen çözülememiş, ülkenin doğusundaki Balear Adaları...
İspanya siyasi olarak pek çok sorunla boğuşuyor. E sorun bir tane olmayınca haliyle, çözüm süreci uzuyor, süreç uzadıkça sinirler geriliyor. Gerilen sinirler süreci daha da çözümsüzlüğe götürüyor.
İspanya yıllardır tıpkı ülkemiz gibi, terör denilen illetle mücadele etti.
İspanya'da yaşayan ayrılıkçı Bask kökenli militanlarca kurulmuş ismini zikretmeyi pek de tercih etmediğim bu terör örgütü sayısız terör eyleminde bulundu. İstekleri malum, kandilerince İspanya üzerinde çizdikleri haritayı, bağımsız bir ülkenin haritası haline getirmek...
Ayrılıkçı Basklar bir kısmı da Fransa ülkesinin içinde kalan sınırı Güneyde Bilbao ve San Sebastian kentleriyle bitan bölgede bağımsız bir ülke kurmak istiyor.
Bu sorun ülkenin en güzel, mutfağı en geniş, kültürel özellikleri koruma altına alınmış, turizm cenneti, Bask nüfusun en yoğun yaşadığı bölgelerden biri olan San Sebastian'ı vurdu. Önce sanayide, sonra turizmde kriz ve şoklar yaşayan San Sebastian şehri çok geçmeden işsiz sayısı ile boğuşamayarak iflas bayrağını çekti.
Terör sorunu sadece San Sebastian'ı değil, Madrid'i de vurdu. Turizm gelirlerinde korkunç düşüş, halkın güvenlik sorunu, artan işsizlik İspanya'yı istikrarsız bir geleceğin beklediğini gösteriyordu.
Fakat pek de beklenmedik bir şekilde Zapatero adlı siyasetçi genel seçimleri sürpriz bir şekilde kazanarak dengeleri değiştirdi. Zapatero sol görüşlü bir siyasetçiydi ve ilk işinin yıllardan beri süregelen terör sorununu çözmek olduğunu belirtti. Olası tüm tepkileri göz önüne, İspanyol milliyetçilerini de karşısına alarak terör örgütleriyle masaya oturdu, pazarlıklar yaptı, günümüz tabiriyle bir nevi "Bask Açılımı" yaptı. Elde edilen sonuç ilgi çekiciydi, terör eylemleri sona erdi gibi gözükse de durum tam olarak bunu yansıtmıyor. Neden diyecek olursanız?
Terör örgütleriyle yapılan pazarlık terör yanlılarının işine gelen bir durumdur. Bir terörist veya terör örgütü yandaşı bu durumu:
" Ne oldu, bana gücün yetmedi di mi? Biz adamı işte böle dize getiririz" şeklinde algılayacaktır ki, bu teröristin özgüvenini yükseltecektir.
Bir diğer sorun ise Baskların istediklerini, İspanyolların kanını dökerek elde etmeleri, yıllardır demokratik hareketlerle hakkını arayan diğer etnisiteleri kızdırmıştır. "Hakkımızı almak için, ciddiye alınmak için illa kan dökmemiz mi gerekiyor" algısı diğer etnik kökenlerde hızla yayılmaya başlamıştır.
Tüm bunlara bir de İspanya'da artan milliyetçilik dalgasının Zapatero'yu hedef göstermesi eklenince Zapatero için uykusuz geceler başladı.
Hepsinden öte ayrılıkçı Baskların kurduğu terör örgütü tamamen silah bırakmış değil, halen bazı bask şehirlerinde faaliyetlerine devam ederek, terör örgütü ile organik bağları olduğu için AB ülkeleri arasında kapatılan ilk siyasi parti olan Batasuna'nın intikamını alma emelleri halen devam ediyor.
Çünkü Zapatero'nun kendilerini muhattap almasıyla istediklerini almış, ve özgüvenleri yükselmiş, harekete geçmek için bir kıvılcım ne yazık ki yetecek!
Göz önüne alınması gereken bir diğer unsur ise Baskların değme avrupalılardan daha avrupalı olmaları, ne demek istedin diye soracak olursanız, Basklar avrupa kıtasında yaşamış bilinen en eski medeniyet... Binyıllardır Avrupa kıtasında hüküm sürmekteler ve zengin mutfak kültürü ile meşhurlar. Bu kadar eski bir medeniyet ve zengin bir kültüre sahip olmaları avrupalıların ilgisini çekse de izledikleri abartılı ve yanlış politikalar dünya üzerinde yoğun bir antipati kazanmalarına sebep oldu. Bu yoğun antipati zaman içinde biz Türkler'de dahi oluştu. Ayrılıkçı terör örgütü yanlısı Basklar, ülkemizdeki malum terör örgütlerine her koşulda destek vererek, bu örgütlerin yasadışı mitinglerinde gövde gösterisi yaptılar. Böylelikle Türkler ile Baskların olası ilişkileri hiç başlamadan bitmiş oldu.
Kazandıkları antipatinin bir diğer nedeni ispanya'nın Bask takımı olarak bilinen "Atletic Bilbao" takımının izlediği ırkçı politika.
Atletic Bilbao takımı bugüne kadar sadece İspanya topraklarında doğmuş Bask soyundan gelen futbolculara yer verdi. Bir tanesi hariç...
Tüm bu yanlış politikalar eşliğinde İspanyollar ve Basklar nereye doğru gidiyor, bunu zaman gösterecek. Ama bilinen şu ki, farklı kültürleri bir arada yaşatmak adeta bir sanat. Zor ve meşakatli bir iş. Yeri geliyor sabır istiyor, yeri geliyor tahammül istiyor, yeni geliyor tüm etnisitelerin üzerinde yaşadıkları ülkeye saygı duymasını istiyor. Bir tek şeyi istemiyor: O da terör. Bugüne kadar politikalarını kan dökmek üzerine, terörist eylemleri desteklemek üzerine yapanların, terörden medet umanların hesapları dünyanın hiçbir yerinde elbette ki tutmadı, bundan sonra da tutmamasını umuyoruz.
0 yorum:
Yorum Gönder