Berberlerin İç Dünyasına Yolculuk

Berberlerin İç Dünyasına Yolculuk
Blog Yazarı: BaranAkpolat

REC: Bambaşka Bir Korku Filmi Deneyimi

REC: Bambaşka Bir Korku Filmi Deneyimi
Blog Yazarı: BaranAkpolat

Seneye Görüşürüz Esprisi Yapan Adamın Halet-i Ruhiyesi

Seneye Görüşürüz Esprisi Yapan Adamın Halet-i Ruhiyesi
Blog Yazarı: BaranAkpolat

Para Kazandıran Siteler

Para Kazandıran Siteler
Blog Yazarı: BaranAkpolat
cengiz küçükayvaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cengiz küçükayvaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Türk Sinemasının Gözünü Çıkarmak

13 Ocak 2010 Çarşamba




Ülkemizde yıllardır gelişmekte olan bir sektör sinema... Sadece kendi ülkemizde değil, dünya çapında da yavaş yavaş sesini duyurmaya, hatta belirli bir hayran ve düzenli takipçi kitlesini oluşturmayı başarmıştır Türk sineması...
Türk sinema sanatı adını duyuruyor, gelişmesine gelişiyor fakat bu süreç neden yavaş işliyor? Neden çekilen 10 filmden 2 si 3 ü belirli bir kalitenin üzerine çıkabiliyor. Bunun nedeni de elbetteki Türk sinemasının kamburları... Peki nedir kimdir bu kamburlar?



Gereksiz seyirciler:
Gereksiz seyirci, aldığı her sinema biletinin aslında sinema sektörüne yapılan bir yatırım olduğunun farkında olmayan seyircidir. Gideceği film hakkında araştırma yapmayan ve belirli kriterleri olmayan seyirciye deniyor.

Gereksiz yapımcılar:
Gereksiz yapımcılar ise saçmasapan senaryoları gereksiz oyuncularla birleştiren ve nasıl olsa gereksiz seyriciler var onlar sayesinde kısa günün karını çıkarırız diyen yapımcı çeşidir. Gereksiz oyuncu ve seyircilerden beslenirler.

ve gelelim yazının en eğlenceli tarafına:

Gereksiz oyuncular:
Afişinde ismini resmini gördüğümüzde, filme gitmeyi aklımızın ucundan bile geçirmediği oyunculardır. Şimdi bu oyuncuları, ve oynadıkları filmleri inceleyeceğiz.



1. Mehmet Ali Erbil:
15 yıldır Dobrovski esprisinden medet umarak program yapmaya çalışan bu zat ı muhteremin eline attığı her projeyi kurutmasından ziyade, Türk sinemasına gösterdiği ahde vefasızlık ile de nam salmıştır. Rıfat Ilgaz'ın, Kemal Sunal'ın, Tarık Akan'ın, Şener Şen'in, Ertem Eğilmez'in Türk milletine bıraktığı en büyük ve benzersiz miras olan Hababam Sınıfı'nı yeniden çekme gayretine düşmüş, ve pek tabi ki eline attığı her projeyi batırmasıyla nam salan Mehmet Ali Erbil bu işten alnının akıyla çıkamamıştır.
Memlekette yetenekli oyuncu ve tiyatrocu kalmamış gibi medyatik aptal sarışın mankenlerin göğsünden, bacağından , kalçasından medet uman ünlü oyuncu, Hababam Sınıfı nın mirasını yaşatmaya değer olarak gördüğü Kibariye ile de ünlü Hababam Sınıfı başyapıtını ilk çekildiği yıllardaki haliyle anmamıza mani olmuştur. Filme kendi oyuncu kadrosunun getirilmesi şartını koyan Erbil, bize her zaman çektirdiği eziyeti bu sefer bir başyapıt olan Hababam Sınıfı adı altında çektirmiştir.
Sadece Hababam Sınıfı mı? Asla... Keloğlan Kara Prens'e Karşı adlı filmde Türk edebiyatının mihenk taşlarından Keloğlan da yerlerde sürünmüştür. Keloğlan'ın ismi yetmemiş, yine Petek Dinçöz'den, Özcan Deniz'den medet umulmuştur. İşte kendisinin yer aldığı dev projeler:

Ömerçip
Hababam Sınıfı Askerde
Hababam Sınıfı Üç Buçuk
Keloğlan Kara Prense Karşı
Emret Komutanım: Şah Mat
Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu
Maskeli Beşler: Kıbrıs

2. Alp Kırşan:
Ah Kırşan'ım ah! biz seni acaba şöyle allı şallı bir projede, gerek yutriçi, gerekse yurtdışında isim yapacak bir filmde görebilecek miyiz sorusunu bize defalarca kez sordurtan bir Türk Sineması kamburu...


Şaşkoloz siması aşırı uzun ve zayıf vücudu sayesinde "avanak" rollerinin aranan ismi. Bazı yapımcıların sevimli olabilme ihtimalini göz önünde bulundurarak rol verdikleri bir oyuncu Alp Kırşan. Fakat zaman geçtikçe bu imajın sevimli olmaktan öte antipatik bir hal alması ile hesaplar ne yazık ki birbirini tutmadı. Bu beyefendinin rol aldığı müthiş eserler ise:



Çılgın Dershane
Çılgın Dershane Kampta
Avanak Kuzenler
Kadri'nin Götürdüğü Yere Git

3. Peker Açıkalın:
Doğuştan sahip olduğu çirkinliği tuhaf saç sakal bıyık kombinasyonlarıyla daha da belirgin hale getiren bu oyuncumuz da dahil olduğu projeden hayır getirmeyenlerden.


Her ne kadar biraz Avrupa Yakasındaki Gaffur karakteriyle "dur bakalım olcak bir şeyler sanki" dedirtse de bölümler ilerledikçe pek de bir numarası olmadığı anlaşılan arkadaşımız bu listede alnının akıyla yer alıyor. Kendisinin rol aldığı müthiş başyapıtlar ise:


Amerikalılar Karadenizde
Maskeli Beşler: Irak
Maskeli Beşler: Kıbrıs
Türkler Çıldırmış Olmalı
Hababam Sınıfı Askerde
Hababam Sınıfı Üç Buçuk
Destere



4. Melih Ekener:
Alp Kırşan ile birlikte avanak karakter lazım olduğu zaman başvurulan iki gereksiz oyuncudan birisi... Festivaller arasında en kötü oyuncu rolleri de dahil olmak üzere pek çok kez göğsümüzü kabartan Melih Ekener de bu şeref listesinde yer alıyor. Hangi filmler mi? Hemen sayalım:

Süper Ajan K9
Maskeli Beşler Irak
Maskeli Beşler Kıbrıs
Hababam Sınıfı Üç Buçuk
Hababam Sınıfı Askerde

5. Cengiz Küçükayvaz:
Olacak O Kadar'a alternatif olarak TV deki yerini alan Reyting Hamdi'nin meşhur "Ne diyon lan sen sibop" repliğinin karakteri Cengiz Küçükayvaz... Tavşanın Suyunun Suyu denklemiyle ne kadar meşhur olunabilirse o kadar meşhur olmuş bir zat...
Biraz daha açıklayıcı olursak, eğer gereksiz yapımcılar gereksiz bir Red Kit uyarlaması çekecek olursa Avarel rolü Alp kırşan'ın, ondan birazcık daha kısa ve akıllı olan Wiliam rolü ise Cengiz Küçükayvaz'ın olacaktır. ( Umarım bu öngörüm gerçekleşmez) Peki bu arkadaş varlığı ile hangi filmleri onurlandırmış derseniz:



Süper Ajan K9
Maskeli Beşler: Kıbrıs
Maskeli Beşler: Irak
Emret Komutanım: Şah Mat
Hababam Sınıfı: Üç Buçuk
Hababam Sınıfı: Askerde




Tek suçlu bu arkadaşlar mı? Tabi ki hayır...

Bu cengaverlerin çektiği her kötü film, başta Beyaz Show olmak üzere bütün talk show programlarında reklamı yapılmak suretiyle yer buluyor. Sette nasıl eğlendikleri, nasıl bir aile ortamı olduğu, bir sonraki kötü filmi nasıl sabırsızlıkla bekledikleri sanki çok da umrumuzdaymış gibi iştahla anlatılıyor...

Günü kurtarma telaşı içerisinde olan bu yapımcı ve oyuncular Türk sinemasında kocaman bir kambur gibi dimdik duruyor. Yükselmeyi, dışarıya açılmayı engelliyor, gereksiz yere yolu tıkayıp, şuursuz film kalabalığı yaratıyor.
Şahsen elbirliğiyle bu üç "gereksiz" den kurtulacağımız günü beklemekteyim. Gönül rahatlığıyla yerli filmleri de beyaz perdede izleyebileceğimiz, Alp Kırşan'sız, Mehmet Ali Erbil'siz çok ama çok kaliteli bir Türk Sineması hayalimize kavuşmayı umuyoruz. :)